25 Ağustos 2012 Cumartesi

YAŞ FARKI AŞKA KARŞI MI?


Ünlülerden biri kendinden yaşça çok büyük ya da küçük birisiyle birlikte olunca hemen başlıyor tartışmalar. Yaşça çok büyüklük ne demek? Kaç fark yani? Tabii ki(!) erkek ve kadın için aynı sayı geçerli değil. Erkek’in yaşı kadından 15 yaştan fazla , kadınınki  erkekten 5 yaştan fazlaysa sorun oluyor. Burda bile bir adaletsizlik var ya artık ne desem bilmiyorum. Bir zamanlar Gönül Yazar’a sormuşlar ‘kadın erkek eşitliği hakkında ne düşünüyorsunuz?’ diye. O da ‘ Aaaa tabii ki kadınla erkek eşit ama erkek biraz daha eşit galiba!!!’ demiş. Yani Gönül yazar’dan bu yana değişen bir şey yok, düşünün artık! Neyse dağıtmayalım konuyu, aşık olmak için illaki aynı yaşta mı olmak lazım? Yoooo tabii ki değil diyorsunuz değil mi? Ama evlenmek için? Hımmm, herkesi aldı bir düşünce. Erkek büyük olursa daha iyiymiş, kadın çöküyormuş filan geyikleri hemen annelerimizin sandığından çıkartılır. Annemizin margarinini kullanmayalı çok oldu ama kadın erkek ilişkilerine gelince herkes Ayşe teyze maşallah! J Halbuki bakın resimlere, aynı yaştaki kadınla erkeğe, kadın çoğunda daha diri kalan taraf! Hem de dışardan bakıldığında, bir de yatağa girildiğinde zaten tartışmaya gerek yok! Sanki kocalarla kadınlar için bunun önemi yok, hepimiz kardeşiz! Valla gülüyorum hem de yüksek sesle! Sizi kendini bilmezler sizi!

Dün gündeme bomba gibi düştü, Meltem Cumbul kendinden 12 yaş küçük İmbat otellerinin varisi (bunların da altı çizilir nedense!) Alican Özbaş ( Merve Hasman’ın 4 ay evli kaldığı eski kocası!) ile evlenmiş! Erkeğin babası istememiş düğüne gelmemiş, biricik oğlunu layık göremedi heralde kimselere. Çünkü ilk düğününe de gelmemiş oğlunun. Hadi bu kendinden 12 yaş büyük, öbürü neydi? 12 cm. kısa mı? Hahahaha. Valla erkek milletini anlamak mümkün değil. Bunlara bir Hint kumaşı halleri oldu ama kadınların da elbirliğiyle tabii. Neyse o da ayrı konu. Gelelim kadınla erkek arasında çok yaş farkı olunca ne olur? Valla kadın büyükse bayağı iyi olur, kadınlar anladı ne demek istediğimi! Gülersiniz tabii hınzırlar! Tamam yatağı geçtik tamam, onun dışında mı ne olur? Erkek, adam olur önce, kendine çeki düzen verir. İşi yoksa iş sahibi, sorumluluğu yoksa sorumluluk sahibi olur. Kendinden küçük kaprsili kadınlara tahammül edemez olur. Hayatın tadını çıkarmayı, paylaşmayı öğrenir.  Aşıklarsa çok da mutlu olur. Haaa gözü seneler sonra dışarı kayar mı, kayar tabii ama bunun da yaşla hiç ilgisi olmadığını bilenler çoook iyi bilir. Kadın ne olur? O da gençleşir tabii haliyle, yok estetik değil canım( onun da yaşla ilgisi yok bilenler bilir!), adrenalin, sex, heyecan. Cildi gençleştirir, güzelleştirir. J Zinde olur, daha adam olacak çocuk var elinde ne de olsa! Aşk da varsa çok mutlu olurlar. Ha kocayı daha gence kaptırma riski var mı, vaaarrrr! Ama dedik ya onun  yaşla ilgisi yok sinirlendirmeyin beni! Bakınız Pınar Altuğ Yağmur Atacan’la ilk beraber olduğunda kıyametler kopmuştu. Yok efendim 8 yaş fark olur muymuş, Yağmur Afacan’mış! Abuk sabuk konuşmalar! Nooldu? Çıktı Yağmur bir demeçler, bir röportajlar verdi, karısını yere göğe sığdıramadı, herkesin ağzı açık kaldı. Üzerine bir de çocuk, değişen bir şey olmadı, hala sarmaş dolaş teknede pozlar! Aaaa yok artık dedi millet! Kapak olsun ama nerdeeee, anlayana! Aşk var ya aşk, böyle bir şey işte! Aşk yeterli değil tabii ki, iki tarafında emeği, ilgisi, sevgisi, saygısı lazım. Adam gibi adam olmak lazım! Yoksa sen büyük ben küçük ne farkeder, eşeklik baki kalır! Dünden beri hem medyada, hem arkadaş ortamlarında bunu konuşuyoruz. Bu kadar yaş farkıyla biz olsak bu topa girer miydik diye? Herkesin cevabı farklı tabii. Kabul ediyoruz ki yaş farkının yarattığı en önemli sorun, hayattan beklentilerde farklı zaman dilimi içinde olmak. Biri kariyer yapmış, diğeri yolun başındaysa, biri ne istediğini biliyor, kendine güveniyor, diğeri daha kendini arıyorsa, biri her gece gezmek istiyor diğeri evde kitap okumak istiyorsa, bunlar tabii ki olabilir. En nihayetinde bunlar kendinle aynı yaşta biriyle de olabilir, karakter meselesi. Gelelim en önemli soruya, peki 20 sene sonra ne olacak?  Benim cevabım;  ‘ Çok da umurumda!’ Bugün insanların 2 ay bile birbirine zor tahammül ettiği dünyada, eğer 20 sene dolu dizgin aşkımı yaşayacağım, sevgiyi- saygıyı paylaşacağım biri olsa, hiç düşünmem balıklama atlarım! Ne bileyim 2 sene sonra ölmeyeceğimizi! Böyle saçma kuruntular, hesap kitaplar yüzünden aşkını yaşayamayan insanlardan olacağıma, adam gibi adamla yaşa başa bakmam, bakanı da anlamam! Meltem’le Ali de 3’ mü 5’ mi ne kadar mutlu olursa o günler yanlarına kar, dilerim çok mutlu olurlar, gerisi boş!

Hepinize aşk dolu zamanlar dilerim!

9 Ağustos 2012 Perşembe

Aldat-ma!


İki insan birbirini gerçekten seviyorsa, anlaşıyorsa, aynı evde yaşıyorsa, bir sürü şeyi paylaşıyorsa neden ilişkisinin tadını çıkaracağına aldatır? Aklım almazdı eskiden ama artık kanıksadım galiba. Eskiden hayretler içerisinde kalıp şok olduğum şeyleri duyunca şimdi 'hııı' deyip, ablamın aklısıra beni teselli etmek için söylediği ' herkes aldatıyo, herkes aldatıyo' lafı aklıma geliyor. O zamanlar çok sinirlendiğim bu lafa şimdi gülüp geçiyorum. Aman yanlış anlama olmasın beni aldatan birine anlayış gösteririm manasında değil, tam tersi sadece şaşırmıyorum eskisi kadar, o yani.

Şu sıralar herkesin dilinde olan Alacakaranlık serisinin yıldızları ( Kristen Stewart- Robert Pattinson) senelerdir beraber, mutlu mesut yaşıyorlar diye düşünürken, kızın adamı aldattığı haberi gündeme bomba gibi düştü. Vay vay vay, o canım adam aldatılır mıydı, kız bulmuş da bunuyor muydu, aman bu ne rezaletti böyle filan. Bir de kız utanmadan(!) açıklama yaptı, pişman olduğunu, bir seferlik olduğunu filan söyledi. Adam evi terketmiş, kız bunalıma girmiş, yemeden içmeden kesilmiş, ağlıyormuş, pişmanmış. Tam bunları düşünüyordum, bir kere aldatan her zaman aldatır mı, bu kız affedilir mi diye ki bugün adamı ilk defa aldatmadığı haberi düştü gündeme. Ne kadar doğru ne kadar yanlış henüz itiraflar gelmedi, bekliyoruz elimizde sopalar. Bize neyse!

Ama en azından benim düşündüğüm, bir kere aldatan hep aldatır tezi doğrulanmış oldu. E tabi, insan o ilişkide bir şeyleri sindiremiyor ki aldatma oluyor ( aldatmakolikleri hariç tutuyoruz, onlar aldatmadan duramayanlar zaten, biz normal insanlardan bahsediyoruz). Bu arada yanlış anlaşılmasın bir kere aldatan aynı kişiyi bir daha aldatır, yoksa başkasını da illa aldatacak diye bir şey yok. O ilişki'de yürümeyen şey neyse ki o da çoğunlukla nedir biliyoruz, onu kapatma çabasıdır biraz da aldatmak. Ha illaki sorun ordan kaynaklanmaz ama her sorun sonunda aynı yerde patlayacağından aldatma doğar. Saçın daha az mı okşanıyor, öbürü saçını güzel okşadıysa al sana kafa karışıklığı. E okşattırma canım demek kolay, yanlışlıkla o el o saça denk gelmiş de olabilir.

Daha komik gelen bana kadınla erkeğin aldatması arasındaki farklar. Kadın aldatınca da kadın bunalıma giriyor erkek aldatınca da! Bu ne kardeşim böyle! Aklıma Demi Moore'un kocası Ashton Kutcher geliyor. Adama bir Sir ünvanı verilmediği kaldı! Göğsünü pardon göğüsleri gere gere dolaşıyordu etrafta. Yemeden içmeden kesilmeyi bırak sanki yıllardır bir şey yememiş gibiydi adam. Yetmez her gün başka kızlarla ( özellikle çoğul!) resimler filan. Kadın yemeden içmeden kesilmiş, eve kapanmış filan. Bir de adam geri dönse sanki seferden gelmiş de zafer kazanmış olucak.
Yok bu dünya böyle olmaz! Herkes akl
ını başına alsın! Aldattı mı, çat koy kapıya! Diğerlerine ibret olsun! Gelen öyle gelsin, bilerek yani! Yoksa bu dünyanın çivisi de çıkar çekirdeği de yerinden oynar, tamir edemeyiz valla. ( bakınız Nasa açıklamış dünyanın en saçma filmlerinden çekirdeği tamire giden Core seçilmiş!) Ona göre, benden uyarması!
Sevgiyle, gülümseyerek kalın.